O kadar heyecanlıydım ki odaya ayaklarım gitmiyor ama tatlı bir ürperti sayesinde cesaretim yerine geldi.Düşündüm... Dokuz ay boyunca bu bekleyiş, bu süre, onun doğacağını bilmek, sevdiğim, taptığım, onun için herşeyimi feda edebileceğim biricik eşimden bir parça; aslına kalırsa bizden bir parça daha.Anlatamıyorum.Ellerim titriyor.Hemşirenin beni odaya çağırmasını bekliyorum ama bilemiyorum onu nasıl karşılamalıyım.Nasıl tepki vereceğimi ve bu anı yıllarca aklımda tutup hatırlayıp hatırlamayacağımı düşünmeye başladım nedense.Saate bakıyorum sanki bana "orada bekle" dercesine inatla, cebelleşerek ve bir çocuksu kızgınlıkla ilerlemiyordu resmen.
Hemşire: Ahmet Bey, içeri gelebilirsiniz efendim.
İşte, aman tanrım o an! Dayanamıyorum.İçim dışıma sığmıyor.Aman allahım pencereden atlamalıyım.Bu şu an heyecanımı eminim ki sıfırlardı, eminimki.Aslında hemşirenin suratından nekadar şanslı bir adam olduğumu anlamalıydım.Bana öyle bir bakmıştı ki o gülen şen yüzüyle, "çok şanslı bir baba oldunuz" der gibisindendi.Yürüyorum... Oda 707.Ellerim terli.İçeriden onun sesini alabiliyordum.Minik, ufacık sesler.Alnım düşen teri gördüm.Yere yarım snaiye kadar baktım.Bunları neden yaptığımı bilmiyordum.Herşey çok saçmaydı çünkü kontrolsüzdüm.Şimdiki anı düşünüp kendime geldim.
Elim kapının kulubuna gitti ve açtım.
Temmuz'un 7'sinde hava o kadar açıktı ve güneşliydiki odaya ilk girdiğimde gözümü alan bu kuvvetli ışık olmuştu.İşteee! İşte benim meleğim, aşkım, kraliçem tam karşımdaydı.Yatakta dik oturmuş, kafasında kırmızı kordelyasıyla "heey! işte, bende anne oldum sonunda.bu da kırmızı kordelyam.nasıl cici bir anne olmuşmuyum" dercesine kafasındaki kırmızı kordelyayla adeta beni büyülüyordu.Dayanamadım.Ağlıyorum.O an o kadar mutlu ve o kadar kaygısızım ki kendimi tutmamın tahammülü yok.Sevdiğim kadınım karşımda tüm güzelliğinle kafasını eğmiş ağzını açmadan bana tüm güzelliğiyle ve tüm saflığıyla gülümsüyordu.Aşkım, seni seviyorum.Hayatım seninle geçsin.Tüm gördüğüm güzelliklerin içinde baş köşede hep sen ol.
Ahmet: Birtanem, seni seviyorum.Dahada büyüdük ha, dahada büyüdük.
Ve o an, o güzel sesiyle bana;
XXX: "Evet bebeğim bize birini daha kattık" dedi ve o hayranlıkla baktığım gülümsemesini bana doğru attı.
İşte, oradaydı.O minicik vücuduyla kundağın içinde kendine yer etmiş güzelce uyuyordu.Tanrım... Bu ne büyük mutluluk.İşte beni ben yapan şeye temelli kavuşmuştum.Sevgiyi başucunda bulunduran ben nihayet sevgi selinin içindeydim artık.Çıkmak istemiyordum bu sevgi çılgınlığının içinden.Döndüm ve eşime baktım;
Ahmet: Alabilirmiyim onu kucağıma hayatım?
XXX: Tabiiki birtanem, alabilirsin.
İşte ellerim kavramıştı onu nihayet.Kucağıma koyup heryerinden öpesim vardı ama onu ürkütmek istemiyordum.Ağlıyordum.Durdurulamaz bir ağlama isteği var benliğimde.Düşündüğüm tek şey üçümüz.Artık olmak istediğim yerdeydim.Ben baba olmuştum.Doyasıya kucakladım onu.O kadar güzel ve o sıcaktı ki vücudu göğsümü bir şömineye çevirmişti adeta.Öptüm ve sadece öptüm.Dönüp eşime baktım.Bana o an öyle bir baktı ki bu anı ölünceye kadar unutmayacağımı o an anlamıştım.
Ahmet: Seni seviyorum bebeğim, kadınım, hayatım, AŞKIM.
XXX: Seni seviyorum koca oğlan.Hayatımın erkeği ve artık evimizin direği olma statüsünüde hakkettin.
Ahmet: Ah, evet.Koca oğlan ismini beğendim.
XXX: Gerçekten sana yakıştı hayatım.Evimin direği (ve güler)
İçim o kadar güzel bir duyguyla besleniyordu ki o an yokolsam hiç umrumda olmayacaktı.Çünkü o an başka bir enerjiyle besleniyordum ve dünya sadece üçümüzün etrafında dönüyormuşçasınaydı.Küçük meleğimide kollarıma aldıktan sonra güzel eşimin yanına geçtim.O sırada içeriye hemşire girdi.
Hemşire: Hayırlı uğurlu olsun efendim.Bir iğne yapmam gerekiyordu hamfendiye ama.
Ahmet: Kendiside zaten bu anı sabırsızlıkla bekliyordu.İğne olmayı çok sever :) Ama önce bir fotoğrafımızı çekerseniz çok sevinirim.
Hemşire: Tabiiki efendim, lafımı olur.
İşte o resim hala yatağımın ve iş yerindeki masamın hala başucunda yer almakta.
Hemşire: Çekiyorum... Çeeeeeeeekktim.DIJUUUUUUUVVV!!!
Tekrar güzel meleğimin minik kulağına yaklaştım ve şöyle dedim: Merhaba, Ben Senin Babanım.
NOT: Bu yazı tamamen rüyamda görmüş olduğum bir betimlemeydi.Tabiiki az da olsa hikaye döngüsüne kavuşmasını sağladım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

6 yorum:
Sanırım bunun rüyası nasıl bu kadar etkileyiciyse gerçeği daha bir güzeldir.Ben de rüyalarımda ya hamileyim ya da bebeğim ölüyor.Birgün öyle bir rüya görmüştüm.ölüyordu sanki gerçekten doğmuşta yaşamış gibi.Ellerimle onu kınalıyordum.Çok ilginç kına ne alakaysa.Uyandığımda ağlamaya başladım.Şu an bile içim buruk.Değerinle ve bu denli içtenliğinle kal...
Asıl ben size çok teşekkür ederim ki gelip buraya yorum yazma inceliğini gösterdiğiniz ve benimle bir görünüzü paylaştığınız için.
Zaman zaman zihnimiz bizi bu şekilde acı ve ızdıraba sürüklerken aslında varolan güzelliğin herzaman içimizde, ellerimizi ve ağzımızdan çıkan sözlerde saklı oldğunu farkedemeyiz.Güzel olanda zaten sevgiyi hissedip onu bilerek yaşamakta değil mi? Enazından bu benim için böyle :)
Tekrar teşekkür ederim yorumunuz için.Umarım bir gün gerçekten yazımın başlığında da olduğu gibi "merhaba, ben senin babanım" diyebilirim.Umarım...
Umarım dersin.Sanırım ben de anne olamayacağım gördüğüm rüyalara bakılırsa sürekli öyle görünüyor olsun hayat her şeye rağmen yaşamaya değer bence.Geçen gecede doğmasına yakın bebeği düşürdüm anlamlarını bilmiyorum ama sürekli üzüntüyle uyanmak insanın kalbini yaralıyor.Güçlü bir yürek doğurmak istiyorum benden daha güçlü benden daha özgür benden daha inatçı benden daha yaşamaya bağlı.Dayatmalar olmadan yaşasın.Her şeyi kendisi görsün.Bir savaşçı olsun ama öncelikle kendi kendisiyle savaşsın.İnsanlarla barış içerisinde kendisiyle savaş içerisinde olsun.Ama bunun için bu ülkede evlenmek gerekiyor.Benim de blogum var ziyaret edersen sevinirim.Seni tanımıyorum bunu bilmeni isterim hiçbir artniyetimde yok.
http://beyazzzambak.blogspot.com/
Bayan isimsiz, tüm yazdıklarınızdaki samimiyeti, güzelliği ve içtenliği tümüyle görmüş olup gözlerim bloğunuzda, buna emin olabilirsiniz.Tekrar beni bulduğun için teşekkür eder samimiyetini ve sevgini eksik etmediğin için elinizden öpmeyi bir saygı duruşu bilirim :)
Gerçekten hiç gerek yok ne yaptım ki.Ben de bir süreliğine ilgilenemedim blogla.Sildim tekrar düzenledim.İçimden gelenlerini o an yazıya dökebileceğim bir yer olsun istedim.Kendi çapımda bir değişiklik yaptım işte.Bilinçli bir gençsin.Erkekler bu yaşlarda olgunlaşmaz falan derler ama sen kendini ve kalıpları biraz aşmışsın biraz diyorum kızma öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki dünya da derslerinde ve hayatında başarılar.Sevgili blog dostum :)beyazzambak
Ben, nediyeceğimi bilemiyorum açıkçası.Güzel iltifatlarınız için binlerce kere teşekkür ederim.Beni bu güzel çerçevede özellikle bir bayanın değerlindermesi çok onurlandırdı.Tekrar, teşekkürler; İlginiz, alakanız, samimiyetiniz ve içtenliğinizden ötürü.
Bu arada sayfanıza ulaşamıyorum.Umarım bir sorun yoktur veya geçici bir söz konusudur diyelim.Sevgi ve güzellik içinde kalmanızı dilerim.
Ahmet MERT
Yorum Gönder